rotakolik > keşfedin > Gölyazı

Gölyazı

Antik çağda Apolyont olarak bilinen Gölyazı, Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı Uluabat Gölü kıyısında yer alan, doğa ile tarihin bir arada bulunduğu, küçük bir balıkçı köyüdür. Köyün tamamı sit alanı olarak ilan edilmiştir.
Eski bir Rum ve Roma yerleşim bölgesidir. Cumhuriyet dönemiyle beraber, Balkanlar’dan ülkemize nüfus mübadelesiyle getirilen soydaşlarımız yerleştirilmiştir.

Güneşin batışı

Gün batımının en güzel görüntülendiği yerlerden biri olması sebebiyle fotoğrafçıların uğrak noktası haline gelmiştir. Göl kenarında veya sandallarla gezinti yaparken, köy içerisinde gezerken birbirinden güzel kareleri yakalamama şansınız neredeyse sıfır. Köyün başlıca geçim kaynağı günümüzde balıkçılık, turizm ve zeytinciliktir.

Gölyazı

Gölyazı hakkında antik çağdan kalma ilginç bir rivayet bulunuyor; Apolyont’a komşu krallık olan Melde’nin prensi, Apollonia Kralı’nın güzeller güzeli kızına aşık olmuş. Prensesin gönlü olmayınca, babası yani kral, Apolyont Gölü kıyısında bir tepeye saray yaptırıp kızını orada saklamış. Melde Kralı buna sinirlenip bugünkü adıyla Mustafakemalpaşa Nehri’nin yatağını değiştirtip Apollonia’nın sular altında kalmasına yol açmış. Gölyazı işte böyle bir aşk hikayesi sonucu ortaya çıkmış. Bu hikayenin aslında sular altında bir tarih yattığına işaret ettiği söylenmektedir.

Köprü üzerinden

GEZİLECEK YERLER
Ufak bir yerleşim yeri olması sebebiyle tüm köyü gezmeniz için kısa bir zaman ayırmanız yeterli. Doğa ve fotoğraf tutkunları için enfes manzaralar ve kareler, tarih meraklıları için Antik Çağ ve Osmanlı’dan kalma yaıpılar, kilise, camii ve hamamlar…

Uluabat Gölü
Bursa ile Karacabey arasında, Bursa-İzmir yolunun 5 km güneyinde, Bursa’ya 30 km uzaklıktadır. Turna, kefal ve sazan gölden en çok çıkarılan balıklardır. Gölde toplam sekiz ada bulunmaktadır. Bunlardan en büyüğü ise Halil Bey Adası’dır. Köy merkezinden de rahatlıkla görülebilen bu adaya sandallarla seferler düzenlenmektedir. Ayrıca göl etrafında tekne turları da düzenlenmektedir.

Uluabat Gölü

Ağlayan Çınar
700 yıldan daha fazladır ayakta duran bu çınarın ilginç bir efsanesi de bulunuyor.
Osmanlı zamanında, Apolyont köyünde, Rumlar ve Türkler birlikte yaşarlarmış. Köyün yakışıklı delikanlısı Mehmet, Rum kızı Eleni’ye gönlünü kaptırır. Mübadele anlaşması gereğince Apolyont’ta yaşayan Rumlar ile Selanik’te bulunan Türklerin karşılıklı yer değiştirecekleri duyurulur. Ayrılık vakti gelip çattığında, Mehmet kalabalıkta biricik aşkı Eleni’yi ararken Eleni’nin ağabeyi Yorgi, Mehmet’i durdurur ve Eleni’yi unutmasını söyler. Sevdasından asla geri dönmeyeceğini söyleyen Mehmet, Yorgi’nin bıçağının kurbanı olur.

Ağlayan Çınar


Mehmet, kan revan içinde kalan tüm gücüyle Eleni’yle kaçamak buluştuğu ulu çınarın dibine kadar gelir. Bedeninden dökülmekte olan kanlarla çınarın oyuğuna şu dizeleri yazar: “Sevdiğim, biricik aşkım sonsuza dek seni burada bekleyeceğim.” Olayı duyan Eleni, hızlıca Mehmet’ine koşar. Buluşma mekanları çınar altına geldiğinde, sevdasını kanlar içinde gören Eleni, beline doladığı kuşağı oracıkta çözer ve bir ucunu ulu çınarın bir dalına, diğer ucunu da boynuna geçirerek canına kıyar. Efsane bu ya; ulu çınar bu hüzünlü olayın ardından kanlı gözyaşlarını dökmeye başlar ve artık o ağlayan çınardır.

Yel Değirmeni
2300 yıllık geçmişi olan, Nilüfer Belediyesi tarafından aslına uygun olarak restorasyonu gerçekleştirilen tarihi yel değirmeni, 2015 yılında ziyarete açılmıştır.

Yel Değirmeni

Aziz Panteleimon Kilisesi
Aziz Panteleimon (bazı kaynaklara göre Hagias Georgias) Kilisesi Anadolu Rum Ortadoks kiliselerinin önemli ve özgün örneklerindendir. Yapım tarihi ile ilgili bazı kaynaklar 19. yüzyıl sonunu işaret etse de; kilisenin restorasyon sırasında ortaya çıkan 1903 ibaresi; büyük olasılıkla kilisenin bitiş tarihini gösterir. Bursa Nilüfer Belediyesi tarafından aslına uygun olarak restorasyonu gerçekleştirilen kilise, yenilenme çalışmalarının ardından kültürevi olarak 2014 yılında hizmete açılmıştır.

Aziz Panteleimon Kilisesi

Aynı zamanda Zambaktepe ve Antik Tiyatro, İç Kale ve Kent Surları ve Simitçi Kale Kapısı köyün gezilebilecek diğer önemli noktalarındandır.

YÖRE MUTFAĞI
Adı üzerinde balıkçı kenti olan Gölyazı’da en çok tüketilen yiyecek balık dersek herhalde yanılmamış oluruz. Uluabat Gölü’nden çıkan turna, kefal ve sazanlar, gölün kıyısında bulunan restaurantlarda, günlük ve taze olarak servis edilmektedir.

Balık Pazarı

Balık sevmeyen veya tatlı su balığı tercih etmeyenler için gözleme, pişi gibi ev yapımı alternatifler de mevcuttur. Gölün kıyısı kahvaltı yapmak için de gayet iyi konumda, ancak mevsimine göre bulunan büyük bataklık sineklerini göz önünde bulundurmalısınız.

Gölyazı Yöresel Lezzetler Durağı

ULAŞIM
Araç ile: Bursa-İzmir istikametinde, Uluabat Gölü göründükten 5 km. sonra Gölyazı tabelası yer alır. Bu tabeladan sola sapılarak 5 km. gidildiğinde köye ulaşılabilir.
Otobüs ile: Nilüfer Küçük Sanayii‘den kalkan 5-G hattı ile yaklaşık 1 saatlik yolculuk yaparak ulaşabilirsiniz.
İKLİMİ
Sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığı 14.5°’dir. 23.3° ile temmuz yılın en sıcak ayıdır. Ocak ayında ortalama sıcaklık 5.8° olup yılın en düşük ortalamasıdır.

Abone olmak, beğenmek veya paylaşmak için:

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir